islammektebi

islami paylaşım platformu
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap
İslamMektebi Son Konular
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi Ara. 17, 2016 12:19 pm
C.tesi Ara. 17, 2016 12:18 pm
C.tesi Ara. 17, 2016 12:17 pm
C.tesi Ara. 17, 2016 12:14 pm
Salı Mart 25, 2014 9:20 pm
Salı Mart 25, 2014 9:18 pm
Salı Mart 25, 2014 9:08 pm
C.tesi Ara. 28, 2013 7:58 am
Salı Ara. 17, 2013 12:28 am
Salı Ara. 17, 2013 12:25 am

Yanlız Adam

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
Süper Moderatör
Süper Moderatör
avatar
Kadın
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 29/11/08
Mesaj Sayısı : 264
Nerden : İzmir
İş/Hobiler :
Lakap :

MesajKonu: Yanlız Adam Paz Nis. 05, 2009 1:20 pm


Yanlız Adam 
Şemseddin NURİ  

Hayat yalnız başlar. Adem, Havva anamızı buluncaya dek yalnızdı cennette. Ona haz, ona lezzet vermiyordu cennet bile. Ünsiyeti tercih etti insanlığın babası, ona el uzattı, cennetteki diğer meyveler yerine. Çıkarıldı cennetten, cennete giden yolu öğretsin diye zürriyetine. Ve bir de dünya cennete dönsün diye ünsiyet iklimiyle. Ne var ki ancak yalnızlığın öz evlatları girebildi bu cennete. Kendine ünsiyeti yeğ tutanların yalancı cennetine kanmadı onlar. Toplum denen cehennemde hususi cennet aradılar. Buldular da. Sevinmeyi paylaşmadılar, hep gayra bıraktılar. Izdırap yudumladılar. Ortak aramadan yaptılar bunu da. Çile badelerini yaban dudağına dokundurmadılar. Kıskandılar onu. Başka şeyi de hiç kıskanmadılar. Yalnızlıklarını iffet saydılar. Korudular onu, canları gibi korudular. Ve hep koruyacaklar. And içtiler koruyacaklarına. İhanet etmeyeceklerine söz verdiler iffetlerine. Namus sözü verircesine söz verdiler yaratıldıkları gün gibi yalnız ölmeye, gönüllerindeki tek sevgiyle. Sadece O’nun sevgisiyle öleceklerine söz verdiler. Gerdanlıklarına kulluktan başka takı takmayacaklarına yemin ettiler. Lanetlediler ünsiyetsiz dünyayı. Davut(as) ve İsa (as)’ın diliyle lanetler gibi, öfkelerini balyoz ettiler onun ense köküne. Harcıalem öfkenin kökünü kuruttular böylece. Cennetten uzanan dala sevgi aşıladılar. Adem ve Havva’nın edep yerlerini örten yapraklar hiç sararmadı, solmadı; hep yemyeşil kaldı. Dalında olduğu gibi yeşil kaldı. Edep turfanda meyve oldu onun için dünyada. O yeşil yapraklar korudu çünkü edebi. Kokuşmadı, çürümedi edep hiçbir zaman. Ünsiyet cennetinin azığı oldu edep. Yalnızlığın çocuklan onunla azıklandılar. Ar bastı onlara bu sebeple. Bulundukları yerlerde görünmekten utandılar, sıkıldılar. Olgunluklarını ham ifadelerle örtme gayretine düştüler. Bilinmek onlara, edep yerleri açılıyormuşçasına utanç verdi. Bilmek için, öğrenmek için geldikleri yerde bilinen olmak yüzlerini kızarttı onların. Gözün görmediği, kulağın işitmediği, düşlere sığmayan cennet olmalıydı onlar. Bilinmek, sırça sarayı yıkmak olurdu bir yönüyle. İyiliklerin gizli olanı makbuldür. Öğreticiliğin dışında. O zaman, iyiliklerin faş edilişi de aynı iyiliktir. Sevgisini söylemek gibidir böyle iyilikler sevdiği kişiye. Allah adına olan muhabbeti duyurmak gibidir. Erken örülsün için sevgi halesi dostlar arasında. Kırmızı gülcesine korlaşsın ünsiyet toplumda. Yalnızlar seçkinleşsin böylece. Cemiyeti, düşünce ve fikirleriyle besleyen, kitleleri aksiyonlarıyla mutlu yarınlara sürükleyen, ilham yüklü dehalarıyla medeniyeti zirveleştiren, ince sezgileriyle, hassas ruhlarıyla sanatı motifleştiren, önsezilerini şiirleştirerek muştu üveyki haline gelen yalnızlar, seçkinleşsin bağırlarında saklayarak bu koru. Ahir zaman imanıymışçasına. Hadiste haber verilen şekliyle. Ateşten koru elde tutmak gibi olsun ünsiyet de. Sadece yalnızların becerebileceği, zor iştir, zorlu iştir o. Erlik ister, yürek ister... Bağlılıkları kötüye kullanmayacak asalet ister. Terbiye ediciliği, ezmeye vesile etmeme mürşidliği ister. Ünsiyetin devamını temin edici sebeplerin yekpareliğini koruyacak mürüvvet, cilalı gönül ister. İnsan ister insan. Kıvamı güzel insan ister. Cismaniyet çeperinin verasını görebilen. Şekle değil, amele ve kalbe bakan feraset sürmeli ahiret adamlığı ister.Zirvenin mahkûmudur yalnızlığın çocukları. Ünsiyet otağını onlar Cudi dağına kurmuşlardır. Hadiselere ait fırtınalar, boralar, tayfunlar, sel sel üzerlerine üşüşen musibetler, belalar, gökten inen yağmurlar, yerden fışkıran sular hep onların zirveleşmelerine, Cudileşmelerine yarayacaktır. Hep varlığın içinde seçilmiş olabilenler bulunur onların sefinesinde. Azdırlar. Keyfiyet planında onlar ölçüye sığmazlar. Dünyayı yeniden inşa edecek bir avuç seçkindir onlar. Sefineye alınmakla seçkinleşmek değildir onlarınki. Sefinede kaynayan fırına döndükleri içindir bu seçilmişlik. Onların fırınlaşması olmasaydı. Sefine arpa boyu yol alamaz, yükselemezdi. Canlarını yakıt ettiler onlar. Belki ilk kıvılcım tutuşsun diye cehennemden ateş getirilmek istenseydi, onların her biri birer zebani kesilecekti. Gireceklerdi oraya ve ateşi avuçlayarak getireceklerdi... Fırın yine tutuşacaktı. Sermayesi, serdengeçtiliktir, korkusuzluktur bu işin.Hırka giymektir kaftanın altına. Gizlemektir hırkayı. Hırkalılardan olduğunu saklamaktır, kader onu faş edinceye dek. Beylik perdesinde derviş olmak yaman iştir. Zaten hep yaman işin adamıdır yalnızlığın öz evlatları. Sıradanlık yoktur onların hayat karelerinde. Kahramanlık rolünü üslenmişlerdir hep yaşantıları boyunca. Ulu divanda hazırlanan senaryoda onlara nasip payı olarak bu düşmüştür. Düşkünleri, düştükleri yerden çıkarmak düşmüştür. Düşleri olmuştur bu misyon onların. Gerçeğin endam aynasıdır düşleri de. Realitenin ikiz kardeşidir. Hülyaları bereket yüklüdür. Bereket sembolüdür balık. Yalnız adam bereketin içine gömülüdür. Yunus (as) gibidir o. Yalnızdır balığın karnında. Uç-beş günlük sıkıntının nice büyük hamlelere gebe olduğunu ancak nebi fetaneti kavrar çünkü. Başkası yoldaş olamazdı ki Yunus’a (as). Kavrayamazdı bu ölçüleri altüst eden sırrı. Bazen kırk yılda varılamayan menzile kırk günde kırk saatte varıldığını kim kabullenebilir ki çıplak akılla. Akla delil gereklidir. Ama fetanet kendisi delildir. Yol göstericidir çıkmazın baldırı çıplak oğullarına. Onlar anlayamazlar bir ömür içine sığmayan hidayetin bir dakikaya nasıl sığabileceğini. Sarsan günlerin gücünü, olmazları olur ettiğini anlayamaz onlar. Bütün bir dünya saltanatı yüzünü güldüremez de Süleyman (as)’ın, bir karıncanın sözleri güldürüverir onu. Ve karıncanın dilini anlattığı için secdeye kapanır o sultan nebi. Sen kendini yarım hurmayla dahi ateşten korumaya çalış. Senin için önemli olan bu çalışma, bu gayrettir. Yoksa Kahhar karşısında, kâinatı bütünüyle sana kalkan olmaya kalksa kaç para eder. O, Nemrud’u sinekle yere serdiren değil mi? O, örümcek ağını mağara ağzına kapı yapan, sütre yapan değil mi? Ateşi, İbrahim (as)’ın emrine verendir O. Koruyandır onu, ateşin alevleriyle başka işkencelerden. Bela mahfazasıyla, belalardan koruma ancak O’na mahsustur. İbrahim (as) de orada yalnız adamdır. Ateşe atılmayı kabulleniş değildir İbrahim teslimiyeti Ateşin bağrında korunacağını biliş ve buna nisbetler ötesi imanla inanıştır o sırada ikinci bir kişi daha yoktur bu zirveyi yakalayabilecek onun için ateşte yalnızdır İbrahim (as) kalbi ilahi aşkın ateşiyle yanarken Yalnız da olmalıdır. Melek dahi eşlik etmemelidir bu halvete “Li zamanün yani: Benim Rabbimle öyle anlarım olur ki…” ifadesiyle anlatılır bu halvet hadiste. O halveti kimbilir kaç kere yakalamıştır Allah Rasulü (sav).Ümmetine kapıyı açık bırakmıştır, onlar da bu halvete ersinler diye, ölüm-doğum arasındaki yalnızlık çizgisi zikzak çizmesin diye.Yalnız adam baştır daima Onun başında sadece gökkubbe vardır. Yıldızdır çünkü o varlıklarına ve vardıkları yerlere büyük yeminlerle kasem edilen yıldızlar gibi yıldızdır yalnız adam. Yıldız andı içmiştir. İçi yıldızlaşmıştır böylece Kur‘an’laşmıştır “necm”ler, yıldızlar adedince. Sıhhatin afiyetin göstergesidir, gök kubbeyi gülücüğe boğan yıldızlar Ama yıldızlar totemleşince hastalık evladır. Fitne zamanında aksiyonun tersine dönüşü gibidir bu. Oturmak yürümekten yürümek koşmaktan daha isabetlidir fitnezamanlarında. Uyumak hepsinden iyidir fitne uyuyuncaya dek. Yıldızların totemleştirildiği bayram gününde herkesin bayram yerine koşuştuğu ganimet yağmalamanın derdine düştüğü anlarda totemden yıldızları yerlerinden söküp almak cehdinin adamıdır yalnızlığın çocuğu. Onun için yapayalnız kalmıştır “Genç İbrahim” baba ocağında. Herkes bayram yerine gitmiştir. Put kırma bayramı ise yalnızlık içindedir. İbrahim denen “Feta”nın içindedir bu bayram. Yalnız onun içindedir.Öyledir çünkü şirkin ne büyük zulüm olduğunu ancak o bilmektedir. Henüz başkasında put kırma tutku haline gelmemiştir. Bu işin hastası yoktur o gençten gayrı. “Ben hastayım” demiş ve yalnızlığa çekilmiştir. O mu çekilmiştir yoksa toplum mu onu yalnız bırakmıştır? Netice değişecek değildir. Putları kırdığı an toplum ona koşarak gelecektir (Bak Saffat 37/94)Bakışa göre mana kazanır eşya Onlardan nükte kapmak “nazar” da berraklık ister. Yıldızlara baktıktan sonra demiştir. Genç İbrahim dediklerini ve ondan sonra yapmıştır putlara yaptıklarını Böyle bir aksiyon ilham etmiştir onun duru gönlüne yıldızlara nazarı. Gayrın nazarı ise putlaştırmıştır yıldızları Başkalarının bakışlarıyla putlaşır hep yıldızlar. Kendilerine bakışları bulanır o zaman. Tek adamlık sarar ruhlarını bir müddet. Kendilerini tek insan sanırlar. Suni kabul ederler yığınları. İnsan yoktur onlara göre kendilerinden başka. Yalnızlıkla karıştırırlar onlar bu durumlarını. Yalnızlık değildir onların yudumladıkları. Asla yalnızlık değildir. Tek adamlıktır düşledikleri onların. Gizli şirktir. Yalnız adamın tek düşü ise şirki silmektir. Gülmektir içten içe küfrün belinin kırıldığı bayram gününde. Birgün gülebilmek için bütün bir ömür boyu ağlamaktır onun cehdi. Gizlemektir gülücüğünü, saklamaktır onu feryatları ağlamaları içinde Gülücüğü gözyaşına gömmek ve orada korumaktır tazeliği ebed müddet sürsün diye Cennet yapraklarıyla örtülü edep haline getirmektir yalnızlığı, gizliliği böylece. Herşey olmak için hiçbir şey olarak görünmeyi sistemleştirmektir yalnız adamın stratejisi. Tek adamın ise tam tersi. Hiçliğini, herşey görünmeyle örtmektir onun bütün derdi. Kendi putlarını kendileri kırarlar tek adamlar. Kurdukları sistemler çökertir onları çöküşleriyle. Yalnız adam abideleşir görünmedikçe Gönüllere iyice yerleşir gözlerden ıraklaştıkça o. Böyledir zira o seven insandır Çevreyi sevgiyle boğan insandır. Sevgisi kalplere dolan insandır. Ve o yalnız insandır.
SIZINTI.........
izmirliii... Kullanıcısının İmzası
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Altın Üye
Altın Üye
avatar
Kadın
Yaş : 45
Kayıt tarihi : 30/12/08
Mesaj Sayısı : 158
Nerden : sivas
İş/Hobiler :
Lakap :

MesajKonu: Geri: Yanlız Adam Ptsi Nis. 06, 2009 2:38 pm

teşekkürler
La_Edri Kullanıcısının İmzası
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör

Yanlız Adam

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
islammektebi :: İslami Genel Konular :: Makaleler -
forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Ücretsiz blog