islammektebi

islami paylaşım platformu
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap
İslamMektebi Son Konular
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi Ara. 17, 2016 12:19 pm
C.tesi Ara. 17, 2016 12:18 pm
C.tesi Ara. 17, 2016 12:17 pm
C.tesi Ara. 17, 2016 12:14 pm
Salı Mart 25, 2014 9:20 pm
Salı Mart 25, 2014 9:18 pm
Salı Mart 25, 2014 9:08 pm
C.tesi Ara. 28, 2013 7:58 am
Salı Ara. 17, 2013 12:28 am
Salı Ara. 17, 2013 12:25 am

Halifeliğin muazzam gücü

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
Üye
Üye
avatar
Kadın
Yaş : 38
Kayıt tarihi : 13/03/10
Mesaj Sayısı : 3
Nerden : izmir
İş/Hobiler :
Lakap :

MesajKonu: Halifeliğin muazzam gücü C.tesi Mart 13, 2010 3:40 pm



HALİFELİĞİN GÜCÜ


Asel Karenhttp://aselkaren.blogcu.com
(Halifeliğin Kaldırılması 3 Mart 1924)


Evet Osmanlı devletinin zayıflaması ile Halifeliğin maddi
gücüde azalmıştı.

Ama manevi gücü hala sürüyordu.Üstelik etkinliği sadece
Osmanlı sınırları içinde değil,Sünni Müslümanların yaşadığı bütün coğrafyada
sürüyordu.Bu,o kadar öyleydi ki,1867’de
Doğu Türkistan
’da bağımsızlığını kazanarak devlet Kuran Yakup Han hemen
Osmanlı Halifesine bağlılığını bildirmiş,devletinin
Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçası olarak kabul edilmesini dilemiş
ve
kendisine biat ettiğini bildirmiştir. (Kaynak:http://tr.wikipedia.org/wiki/Yakub_Beg)


Aşağıdaki satırlar şimdiki gençlere
mübalağa gibi gelebilir ancak Halifenin Bayrağının gücünü göstermesi açısından
ibret vericidir;


“XIX.asrın ortalarında Siyah Afrika’nın
Avrupalılar’ca keşfi sırasında Avrupalılar,ancak
Türk bayrağı ile kara Afrikası’na girebilmişler,Türk bayrağı taşımayan
Avrupalılar öldürülmüş veya pişirilerek yenmiştir.
Padişahın (Halife’nin) bu
korkunç nüfuzu başta İngiltere olmak üzere emperyalist devletleri çok ürkütmüş
ve fevkalade kızdırmıştır.II.Abdülhamid’i cihan devleti İngiltere,birinci
düşmanı görmüştür.” (Kaynak:Y.Öztuna,BTT.c:10 sf:37-38)


ERTUĞRUL ÖZKÖK’ÜN ŞAHİTLİĞİ


Bu gücün canlı tanıkları da vardır.2007 yılında güney
afrikaya seyahat eden Hürriyet gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök,Rodezyayı
keşfedip adını veren Cecil Rhodes’in terekesi arasında Osmanlı Bayrağının da
yer aldığını gördüğünü hayretle nakleder:


“..Burası, bir anlamda ırkçı "Apartheid" rejiminin
sembolik mekánı.
Çünkü, yeryüzünün bugüne kadar tanıdığı en büyük emperyalist
Cecil Rhodes bu evde yaşadı.
Güney Afrika madenlerini bulan, demiryolunu getiren,
Rodezya'yı keşfedip oraya adını veren insan.

Yemekten önce, Kanadalı bir genel yayın yönetmeni ve eşiyle
birlikte evi geziyoruz.

İkinci katta mütevazı bir odaya giriyoruz.

Sol tarafta küçük, tek kişilik bir yatak duruyor.

Duvarlarda birkaç tablo, fotoğraf, bazı kitaplar ve bir
çalışma masası var.

Yanımıza yaklaşan 70 yaşlarında, beyaz sakallı bir görevli,
"Burası Cecil Rhodes'un öldüğü oda" diyor.

Yani bir emperyalistin ecel odası...

O anlatırken duvarda çerçeveli bir tablo dikkatimi çekiyor.
Daha doğrusu, iki bayraktan oluşan bir kompozisyon.

Bir tarafı Türk
bayrağı
. Ortasında bir İngiliz imparatorluğu bayrağı var.

Yan tarafında ise bir gemi çıpası.

Yaşlı görevliye, "Bu neyi simgeliyor" diye
soruyorum.

"Cecil Rhodes'un emperyal ruhunu" diyor.
O dönemin iki büyük imparatorluğunu. Osmanlı ve İngiliz'i.
Ya gemi çıpası?
"O da büyük bir emperyalistin ruhundaki tek bayrağı.
Yani, fethedilecek kıtaları, aşılacak okyanusları simgeliyor."
(Kaynak: http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=6680829&tarih=2007-06-10)

ÇOCUĞUNU
SATTI,HALİFEYE YARDIM ETTİ



İstiklal savaşı sırasında Türkiye’ye yapılan maddi
yardımlarda İslam dünyasında Halifeliğe olan teveccühün göstergesidir
.Bunların
bir kaçı şöyledir;

Türkistan Türkleri
100 000 000 ruble ki 5 milyon altın eder;Hindistan Müslümanları 500 000
altın,Mısır 900 000 altın,Azerbaycan 1 milyon ruble altın,62 tank petrol ve gaz
yağı göndermiştir.

Müslümanlar esaret
altındaki Halifenin kurtuluşu için varını yoğunu seferber etmişlerdir.Bu konuda
anlatılan bir olay insanın tüylerini diken etmektedir;


“YARDIM etmek istiyordu ama, verecek hiçbir
şeyi yoktu. Yoksulluk mazeretinin arkasına sığınmak istemedi. Zor bir karar
aldı. Çocuğunun elinden tuttu ve esir pazarına götürdü.

Çocuğunu orada, ömür boyu bir ırgat olarak çalışmasını göze aldı. Bir anne
olarak kendisi için paha biçilemez kıymetteki çocuğu için biçtikleri fiyat
karşısında beyninden vurulmuşa dönmüşse de, bu alışverişten eline geçen üç beş
kuruşa daha çok ihtiyacı olan insanlar olduğunu düşündü. Sonunda bağrına taş
bastı ve çocuğunu sattı.

Yukarıda bahsi geçen Hintli bir Müslüman kadın. Çocuğunu sattıktan sonra eline
geçen parayı gönderdiği yer ise Anadolu. Yardımın amacı ise Mustafa Kemal Paşa
önderliğinde yürütülen Türk Kurtuluş Savaşı’nı desteklemek.

Bu hâdiseyi yıllar evvel Profesör Mim Kemal Öke’nin Hilâfet Hareketleri
kitabında okuduğumda kanımın donduğunu hissetmiştim. Bu vatan bağımsızlığını bu
tür fedakârlıklarla kazandı.”

(Kaynak:
http://www.tercuman.com.tr/v1/yazaryazi.asp?id=47&yazitar=09.01.2005&yaziid=10160)

HALİFELİĞİN
KALDIRILMASI KİMLERİ RAHATLATTI ?



Namazda kıble Mekke idi ama,hemen sonraki hutbede artık
İstanbul’du,Darü’l Hılafe idi.Bu durum sömürgeci ülkeleri,en başta İngiltere
olmak üzere dehşetli ürkütmüştür.Zira İngiltere,Fransa,Rusya,Hollanda,yüz
milyonlarca Müslüman tab’ası olan sömürgeci devletlerdi..Sultan Vahdettin,İstanbul’da İngilizlerin esiri durumunda bir zavallı
idi ama,İngiliz İmparatorluğununu yarısında İngiltere kralının değil, onun adı en
büyük törenler ve saygılarla anılıyordu.
Bu durum bilinmeksizin,emperyalist
devletlerin siyaset ve entrikalarındaki inceliklerin ve bazı meselelerin
anlaşılması mümkün değildir. (Y.Öztuna, BTT, c:8,sf:57)http://aselkaren.blogcu.com
http://aselkaren.blogcu.com/
asel karen Kullanıcısının İmzası
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör

Halifeliğin muazzam gücü

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
islammektebi :: İslami Genel Konular :: Tarih :: Osmanlı Tarihi -
Yetkinforum.com | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Ücretsiz blogunuzu yaratın